Doğan Kitap

D
Doğan Kitap

Doğan Kitap

Edebiyat dünyasında kalıcılığı ve sürekliliği kendisine hedef seçen, ilkeli yayıncılıktan şaşmayan Doğan Kitap, 1999 yılından beri faaliyet göstermektedir. Aralık 2007’de gerçekleşen satın alma ile Doğan Medya Grubu’nun ilk yabancı ortaklı şirketi olan Doğan Egmont bünyesine katılmıştır. Doğan Kitap, günümüz dünya edebiyatının seçkin eserlerini, tüm dünyada ilgi gören, çoksatanlar listelerinde yer alan kitapları, diğer ülkelerle eşzamanlı olarak dilimize kazandırır. Basımına karar verilen bir eserin Türkçe'ye kazandırılması, usta çevirmenlerin titiz çevirileri, redaksiyon kurulunun onayı ve deneyimli bir editörün özenli çabalarıyla gerçekleşir. Doğan Kitap, edebiyat tarihimiz açısından olmazsa olmaz değerdeki eserleri yeniden yayımlar, günümüz Türk yazarlarının eserlerini hak ettiği özenle okura ulaştırır, yetenekli yeni yazarların ilk kitaplarını yayımlayarak edebiyat dünyamıza yeni değerlerin katılmasını teşvik eder. Polisiye- gerilim, aşk ve macera romanları, araştırma, anı ve tarih kitaplarının yanı sıra Doğan Kitap, sağlık, yemek ve yaşam sanatıyla ilgili tüm kaliteli çalışmaları okurlara aynı özenle ulaştırır.

  • Zamir

    Zamir
    Hakan Günday

    Yeni bir binyılın arifesinde, Birinci Dünya Barışı Vakfı’nda çalışan Zamir’in görevi ne pahasına olursa olsun savaşları durdurmaktır. Baş döndüren barış senaryoları, komplolar ve mücadeleler içinde Zamir şu soruya yanıt arar: İnsan nasıl barışır? “Demek ki bu evrende her şey bir şarapnel. Ve genişlemekte olan, aslında bir şarapnel bulutu. Demek ki Samanyolu ve içindeki güneş ve etrafındaki dünya ve üzerindeki insan ...

  • Daha

    Daha
    Hakan Günday

    Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Babası bir insan kaçakçısı, Gazâ da onun çırağı. Henüz 9 yaşında. Yani, hayata ve insana dair, öğrenmemesi gereken ne varsa, hepsini öğrenecek yaşta. "Doğu ile Batı arasındaki ...

  • Az

    Az
    Hakan Günday

    Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de ...

  • Ziyan

    Ziyan
    Hakan Günday

    Kitap Açıklaması 'Beyaz gövdeli zenci köpeklerimiz var. Adları da var. Ama onlar birer heykel. Çağırınca gelmiyorlar artık. Cennetin kapısını bekliyorlar. Karla karışık toprağa gömülebilmek için kulakları dik donuyorlar! Öyle bir cennet ki, paslı demirin bile ak sakalı var. Bizi saran tel örgüler beyaz angoradan örülmüş. Havası havlamayı bırakmış, ısırıyor. Beyaz ağzı etimizle dolu. Bu yüzden sessiz bir ayaz var. Saçaklardan ...

  • Azil

    Azil
    Hakan Günday

    Teknoloji, insanların davranışını, ahlakını, sosyoekonomik ilişkilerini, asla geri dönülmeyecek bir biçimde değiştiriyor. Söz konusu değişim, insanlığın amacından sapmasına ve doğadışı, adsız bir türün yeşermesine neden oluyor. İnsanlığın bin çabayla iki bin yılda yarattığı asgari ahlak, elli yılda televizyon tarafından çiğneniyor.Ve on yıldır da internet tarafından yutuluyor. Bireyin yalnızlığı, toplum dışına çıkmasıyla sonuçlanıyor.Toplum dışına itilen (ya da bunu kendi tercih eden) ...

  • Malafa

    Malafa
    Hakan Günday

    Bir kuyumcu dükkânının kapısından giriyorsunuz. Gösterişli, albenili bir dükkân burası. Pahalı mücevherlere ulaşıyorsunuz. Ama önce tezgâhtarlar... Yani tezgâh. Önce tezgâhtan geçiyorsunuz. Ya da hep tezgâhta kalıyorsunuz. Hayatta da olduğu gibi... Hakan Günday yeni romanı "Malafa"da aldatmaca üzerine kurulu bir dünyadan söz ediyor. Bu dünyayı turizm yönetiyor, tezgâhtarlar büyük roller kapıyor, mekân hep tezgâh oluyor. Bir kuyumcu dükkânına kocaman bir dünyayı ...

  • Piç

    Piç
    Hakan Günday

    Piçlerin çocukları olmaz. Piçler, aşık oldukları kadınların kendilerini kurtaracaklarını düşünür. Oysa hiçbir kadın dünyaya bir piçi kurtarmak için gelmemiştir. Piçlere sır verilebilir. Ölümleriyle son bulan sırdaşlıkları vardır. Piçlerin cinsel hayatı düzensizdir. Piçlerin bedenleri ve akılları, diğer insanlarınkilerin aksine nasırlaşmaz. Onların nasırlaşan tek yerleri ruhlarıdır. Piçler sadece kendi aşklarına saygı duyarlar. En yakın dostlarının kadınlarına dil ve el uzatabilirler. Bu durumda ...

  • Kinyas ve Kayra

    Kinyas ve Kayra
    Hakan Günday

    "Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tarafından çok daha iyi işlenmişi. Sol ...

  • Zargana

    Zargana
    Hakan Günday

    Kimsenin birbirine bakmadığı, yalan, ihanet, şiddet, tecavüz ve acımasızlıkla yoğrulmuş, yalnızca hayallerin göz göze geldiği bir hayattan intikam almanın en iyi yolu yaşamaktır. Anlam aramak boşunadır ve her şeyin "hiç"e dönüşmesi gerekir. Henüz on ikisinde Berlin'de dört kişinin tecavüzüne uğrayan Zargana, bu olaydan sonra kendini insan sınıfından sıyırır. Ne var ki insan olmaktan uzaklaşıp "hiç"e yaklaştıkça kendisine döner; aşık olur. ...

  • Taş Uykusu

    Taş Uykusu
    Aslı Tohumcu

    Boğaz Köprüsü'nden kendini atmaya niyetli bir adam… Öğrencilerini taciz etmekle suçlanan bir öğretmen… Tecavüze uğramış bir kadın... Sabahın erken saatlerinde bir belediye otobüsü günün ilk seferine çıkıyor. Direksiyonda yorgun bir şoför... İlk durakta binen yolcuyu diğerleri izliyor ve tabii, duraklar da durakları… Binenleri ve inenleriyle elli bir yolcu... Otobüsün hangi şehirde ya da hangi hatta ilerlediği; hangi yılda veya hangi ...

  • Kardeşini Doğurmak

    Kardeşini Doğurmak
    Büşra Sanay

    Kardeşini Doğurmak elini taşın altına koymaktan çekinmeyen bir kalemin ürünü… “Direkt büyüdüm, büyüttüler” “Büşra Sanay insanlığın en karanlık noktasına, en bağışlanmaz suçuna büyük bir cesaretle eğiliyor ve ne kadar acı olursa olsun gerçeğin gözünün içine bakmaya çağırıyor bizi. Belki de arınma, bu yüzleşmelerle gelecek. Büşra gibi duyarlı insanların acı çekme pahasına yazdığı, böyle önemli kitaplarla… Okurken sarsılacaksınız hem de çok ...

  • Zemberek Kuşu'nun Güncesi

    Zemberek Kuşu'nun Güncesi
    Haruki Murakami

    Çağdaş Japon Edebiyatı’nın sevilen yazarlarından Haruki Murakami’nin ödüllü eseri Zemberekkuşu’nun Güncesi, Murakami’nin eşsiz üslubuyla 2005 yılında yayımlanmıştır. Tokyo’nun mahallerinden birinde yaşayan genç Toru Okada, karısının kayıp kedisini aramaktadır. Toru, çok geçmeden Tokyo’nun kendi halindeki yüzeyinin alt kısımlarında gizlenmiş bir dünyada karısını da ararken bulur kendini. Toru’nun arayışları birbirleriyle kesişirken Toru Okada, burada tuhaf bir grup müttefikle ve kötü karakterle karşılaşır: ...

Dr. Bahadır Fatih Yıldırım
İstanbul Üniversitesi Ulaştırma ve Lojistik Fakültesi
İ.Ü. Avcılar Yerleşkesi 34320 Avcılar/istanbul
+ 90 (212) 440 00 00 - 19263 • mail@bahadirfyildirim.com

© 2010-2022