Stefan Zweig

S
Stefan  Zweig

Stefan Zweig

Ülkemizde Satranç adlı kısa öyküsüyle ve psikolojik tahlillerle desteklediği muhteşem biyografi eserleriyle tanınan Avusturyalı roman, tiyatro, biyografi yazarı ve gazeteci Stefan Zweig, 28 Kasım 1881 yılında Viyana’da doğdu. Zweig, edebiyatla küçük yaşlarda tanıştı ve bu alanda son derece üst düzey eğitimler aldı. İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Latince ve Yunanca öğrenen yazar aynı zamanda felsefe eğitimi de aldı. Başlangıçta şiirle ilgilenen yazar, büyük ölçüde Prag doğumlu büyük Alman şair Rainer Maria Rilke’den etkilenmişti. Charles Baudelaire’nin ve Verlaine’nin şiir çevirilerini Almancaya kazandıran Zweig, daha sonra Güney Asya’ya ve Amerika kıtasındaki birçok ülkeyi gezdi. I.Dünya Savaşı’nda gönüllü olarak arşiv memurluğu yaptı ve savaşın ardından ülkesine dönüp Salzburg’a yerleşti. Burada ilk eşi Frederike Von Winternit ile evlendi ve uzun bir süre burada yaşadı. Zweig, burada edebiyat alanındaki en üretken dönemini geçirdi. Birçok ünlü isimle tanıştı. Bu isimler arasında Thomas Mann, James Joyce gibi büyük realist ustaların yanında bilim-kurgunun babalarından biri sayılan Zaman Makinesi kitabıyla ünlü H.G Wells ve Also Sprach Zarathustra adlı muhteşem bestesiyle tanınan Richard Strauss da vardı. Stefan Zweig kitapları birçok türde kendilerinden söz ettirmektedir. Zweig; öykü, roman, ve tiyatro oyunu dışında biyografi ve deneme kitapları da yazdı. Stefan Zweig eserleri arasında ayrıcalıklı bir konumda olan biyografilerde yazar; edebiyat, felsefe ve siyaset alanında öne çıkan isimlerin hayatını kaleme aldı. Bu biyografiler arasında “Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski”; “Kendi İçindeki Şeytanla Savaşanlar: Hölderlin, Kleist, Nietzsche”; Marie Antoinette, Magellan, Amerigo, Fouche, Erasmus, Stendahl eserleri dikkat çekmektedir. Stefan Zweig’ın öykü ve roman türünde en bilinen eserleri Satranç, Acımak (yeni baskıyla birlikte “Sabırsız Yürek” ismini almıştır), Olağanüstü Bir Gece adlı kitaplarıdır. Özellikle Satranç, artık yazarın ismiyle bütünleşmiş bir eser olarak dünya çapında büyük ilgiyle okunmuştur. Olağanüstü Bir Gece 1922 yılında yayımlandı ve burjuva olarak dertsiz bir yaşam sürdüren bir adamın giderek duyarsızlaşmasını konu edindi. Acımak (1939) veya güncel adıyla Sabırsız Yürek, merhamet duygusunun insanlara ne denli felaketler getirebileceğini anlatır. 1942 yılında yayımlanan Satranç özet olarak Dr. B adında bir adamın hikayenin anlatıcısına oyunu satranç tahtası olmadan kendi kafasında oynayarak öğrenmesiyle ilgili olay örgüsüyle okuyucuları etkilerken II. Dünya Savaşı yıllarındaki Gestapo zulmünü de okuyucuya yansıtmaktan geri kalmaz. Yazarın en sevilen diğer kitapları arasında Amok Koşucusu, Bir Kadının Yaşamından 24 Saat, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu bulunmaktadır. Stephen Zweig, II. Dünya Savaşı yıllarında Avusturya’nın İlhakı (Anschluss) neticesiyle Yahudi asıllı olması nedeniyle ülkesinden sürüldü. Sürgündeki ilk hayatına İngiltere’deyken başlayan yazar daha sonra Brezilya’ya gitti ve 2. Evliliğini yaptığı Lotte Altman ile Rio de Janeiro’ya yerleşti. Yazar, Hitler’in getirdiği faşist dünya düzeninin değişmeyeceğini sanarak büyük bir kedere ve umutsuzluğa kapıldı ve eşiyle birlikte intihar etti.

Kaynak: D&R

  • Kurşun Mühürlü Tren

    Kurşun Mühürlü Tren

    Psikolojik derinliklere inen biyografileriyle tanınan ünlü Avusturtyalı yazar Stefan Zweig, 1917 Şubat'ında meydana gelen Rus burjuva devrimini İsviçre'de haber alan V. İ. Lenin'in ülkesine gidip sosyalist devrim hareketinin başına geçmek için yapması gereken yolculuk öncesinden başlayarak, iç hesaplaşmalarını, hasım devlet Almanya'dan geçisini ve zamanın başkenti Petrograd'a varışını, yine kendine özgü ustalıkla anlatıyor.

  • Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat

    Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat

    İnsanlar ilk söze başlamakta güçlük çekerler. Tamamen açık ve doğru konuşmak için iki günden beri hazırlandım. Bunu başaracağımı da umuyorum. Belki bir yabancı olan size, bütün bunları anlatışımın sebeplerini henüz kavrayamıyorsunuz. Fakat, bu olayı düşünmeden bir günüm, hatta bir saatim bile geçmiyor. İnsanın hayatı boyunca ömrünün yalnız bir noktasına, bir tek güne gözlerini dikip kalmasının dayanılmaz bir şey olduğunu söylersem, ...

  • Clarissa

    Clarissa

    Zweig hayatının son dönemlerinde başladığı, taslağı 1981’de gün ışığına çıkarılan ve yayıncısı tarafından tamamlanan Clarissa’da, 1902 yılından Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesine kadar geçen dönemde, dünyanın halini genç bir kadının gözünden anlatır. Avusturyalı bir subayın kızı olan Clarissa bir manastır okulunda büyümüş, eğitimini tamamladıktan sonra Viyanalı ünlü bir sinir hastalıkları uzmanının yanında çalışmaya başlamıştır. Lozan’daki bir kongrede barışsever Fransız öğretmen ...

  • Amerigo - Tarihi Bir Yanlışlığın Hikayesi

    Amerigo - Tarihi Bir Yanlışlığın Hikayesi

    Hem düşsel hem de tarihsel karakterler üstüne yorumlarıyla tanıdığımız Stefan Zweig’ı derin karakter incelemelerine yönelten, psikolojiye ve Freud’un öğretisine duyduğu ilgidir. Beş tarihsel kişiliğin portrelerini içeren Yıldızın Parladığı Anlar, Fransız Devrimi’nde bir politikacının portresi niteliğindeki Joseph Fouché’yle birlikte Amerigo da Zweig’ın nesnellikten çok sezgiye dayanan yaşamöykülerinin en başarılarından biridir. Zweig, bu yapıtında, bugün Amerika adıyla bildiğimiz anakaranın bu adı alışının ...

  • İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar: On Dört Tarihsel Minyatür

    İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar: On Dört Tarihsel Minyatür

    İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar, insanlık tarihine yön vermiş belirleyici anlar üstüne kısa denemelerden oluşuyor. Stefan Zweig, Fatih Sultan Mehmed’den Handel’e, Dostoyevski’den, Tolstoy’dan Lenin’e; koşulların dayattığı sınırları aşmış, insanlığın yazgısını etkilemiş kişilerin hayatındaki benzersiz anlara ayna tutuyor: Çağları aşan bir kararın bir tek takvime, bir tek saate ve çoğu kez de yalnızca bir tek dakikaya sıkıştırıldığı böylesine trajik ve yazgıyı belirleyici ...

  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

    Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

    Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920'li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu ...